ÇEŞME İLÇESİ TARİHÇESİ

İzmir iline bağlı Çeşme ilçesi, Urla yarımadasının batı ucunda yer almaktadır. Batısında Sakız Adası bulunmakla birlikte Çeşme, yarımadanın Sakız Adası’na en yakını olan kesimde konumlanmaktadır. Kaynaklarda Çeşme tarihinin Arkaik döneme kadar indiği belirtilmektedir. Eski Çağ’da Cyssus adıyla bilinen Çeşme, İyonya’nın başlıca kentlerinden olan Erythrai’in iskelesiydi (Aktepe 1995: 288). M.Ö. 7. ve 8. yüzyıllarda büyük bir ekonomik güce sahip olan kent, Sakız Adası ile birlikte esir ve şarap ticaretini elinde tutmuştur. M.Ö. 2. yüzyıllarda Bergama Krallığına, daha sonra da Roma İmparatorluğuna bağlanan kent, 14. yüzyıl başlarında Aydınoğulları’nın hâkimiyetine girmiştir.

Kent, Yıldırım Bayezid’in Batı Anadolu harekâtında Osmanlı hâkimiyetine girmiş olsa da 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Timur tarafından tekrar Aydınoğulları topraklarına katılmıştır. II. Murat dönemine denk gelen 1426 yılında kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine alınmıştır. I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalmış, savaştan sonra Yunan işgaline uğramıştır. 1922’de düşman işgalinden kurtarılmış ve tamamen Türk hâkimiyetine girmiştir (Ürer 2007: 2; Aktepe 1995: 288; Gezgin 2006: 24-27).

İnşa edildiği dönemin (XIX-XX. yüzyıl) tipik özelliklerini taşıyan yapı 1015 sokak üzerinde yer almaktadır. Bu sokak üzerinde yer alan sıra evler ile aynı dokuyu yansıtmakla birlikte, Levanten ve Rum evi özelliklerini bünyesinde barındıran eklektik bir konut olarak karşımıza çıkmaktadır.

1015 sokak üzerinde yer alan yapılar, cephe özellikleri bakımından değerlendirildiğinde; asimetrik cephelere sahip oldukları görülmektedir. Özellikle giriş cepheleri, diğer cephelere oranla daha hareketli ve özenli bir işliğe sahiptir. Yapıların giriş kapıları iki kanatlı olup, ferforje demir malzemelidir. Bu ferforjeler ağırlıklı olarak XVIII-XX. yüzyıl süsleme programını oluşturan S-C kıvrımları ile bitkisel ve geometrik motifler cephe girişine hareketlilik kazandırmıştır. Yapıların cumbaları ve balkonları ise giriş açıklığı ile aynı düzlemde dekoratif demir konsollar tarafından taşınmaktadır. Bu sokak üzerinde yer alan benzer özelliklere sahip evlere bakıldığında, cephelerde yer alan pencereler giyotin ahşap iki kanatlı pencere olarak karşımıza çıkmaktadır.

Cephedeki pencerelerin yanı sıra giriş kapıları üzerindeki aydınlatma pencereleri de mahremiyetlik özelliği ile neredeyse tüm kapılar üzerinde yer almaktadır. Bu yapıların cepheleri kırma çatı ile sonlandırılmış, çatıların yüzeyleri ise alaturka kiremit ile kaplanmıştır. Yapıların cephelerinde dikkat çeken diğer bir unsur ise özellikle çatı saçak hizası boyunca yapıyı dolanan ve yapıya hareketlilik katan bezeme kartuşları yer alır. Cepheye hareketlilik kazandıran diğer bir unsur ise yatay ve dikey silmeler halinde kat silmeleridir.